İstanbul’daki Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü, 30 Ağustos akşamı korkunç bir olaya sahne oldu. 15 yaşındaki H.Ö., Kennedy Lodge adlı düğün salonunda çalışırken, eski sevgilisi olduğu iddia edilen 20 yaşındaki sapık, katil zanlısı Ayberk K. tarafından silahla vurularak öldürüldü. Katil Ayberk K., ardından aynı silahla intihar etti. Bu trajedi, kampüs güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

Boğaziçi Üniversitesi’nde Gerçekleşen Olayın Detayları
Olay, saat 19:40 civarında Sarıyer Hisarüstü Caddesi’nde, kampüs içindeki bir kafede meydana geldi. Polis, H.Ö. ile Ayberk K. arasında bir gönül ilişkisi olduğunu ve sabah saatlerinde bir tartışma yaşandığını iddia ediliyor. Peki bu durumda sormazlar mı, 20 yaşında bir erkeğin henüz çok olan 15 yaşında bir çocukla ne işi olabilir? Yani sanki herhangi bir sebep, cinayeti meşrulaştırabilirmişçesine, bir de H.Ö.’nün ilişkiyi bitirmek istediği, bu durumun da pedofili zanlı Ayberk K.’yi öfkelendirdiği ve olayın bu nedenle gerçekleştiği belirtildi. Henüz 15 yaşında olan kız çocuğu H.Ö., kafasından vurularak olay yerinde hayatını kaybetti. Pedofili zanlı Ayberk K. de aynı silahla kendini vurarak yaşamına son verdi. Bu artık kaçıncı cinayet, kaçıncı şiddet?
Şüphelinin Profili ve Güvenlik Tartışmaları
Katil zanlısı, sapık Ayberk K.’nın Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olmadığı ve 18 ayrı suç kaydına sahip olduğu öğrenildi. 15 yaşındaki çocuk H.Ö.’nün ise düğün salonunda yarı zamanlı çalıştığı belirtildi. Olay, kampüse silah sokulabilmesine yönelik ciddi eleştirilere yol açtı. Öğrenciler, üniversite yönetiminin güvenlik önlemlerini artırması gerektiğini vurguladı.
Boğaziçi Üniversitesi, olayla ilgili resmi bir açıklama yaptı: “Güney Kampüsümüz Kale Kapısı’nda bir sivil vatandaşın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybettiğini, saldırganın aynı silahla intihar ettiğini üzüntüyle öğrendik. Savcılık soruşturmasında gerekli iş birliğini sağlıyoruz.” Üniversite, adli sürecin devam ettiğini belirtti. Öyle bir tablo ki gerçekten nereden tutsan elinde kalır. 18 ayrı suç kaydı olan bir şahıs nasıl olur da sokaklarda, halkın içinde özgürce gezebilir?
Bu trajik olay, hem kampüs güvenliği hem de gençler arasındaki ilişkilerde şiddet konularını tartışmaya açtı. Toplum, böyle olayların önlenmesi için daha etkili önlemler talep ediyor. Elbette öyle korkunç, öyle utanç verici bir olay ki; 15 yaşında bir kız çocuğunun çalışıyor olmasını mı sorgulayalım, yoksa bu 18 ayrı suç dosyasına rağmen sapık zanlının elini kolunu sallaya sallaya bir eğitim kurumu olan Boğaziçi Üniversitesi gibi köklü bir kuruma girebilmesine mi yanalım insan kara kara düşünüyor. Bugün Boğaziçi Üniversitesi’nde olan güvenlik sorunu yarın elbette diğer üniversitelerde, liselerde, ilkokullarda da olabilir. Bir okulda bile güvende değilsek, biz nerede güvende olacağız?
Gündeme dair diğer yazılarımıza bu linkten göz atabilirsiniz.