TUSAŞ, Antalya’da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde (IAC) Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki bağımsızlık vizyonunu bir adım ileriye taşıyan yeni nesil yer gözlem uydusu ailesi HÜRSAT’ı ilk kez dünya kamuoyuna tanıttı. Sivil ve askeri ihtiyaçlara eşzamanlı yanıt verecek şekilde tasarlanan uydunun, yerli imkanlarla uzaya fırlatılacak olması kongreye damgasını vurdu.

Gündüz Optik, Gece Radar Takibi
GÖKTÜRK serisine kıyasla daha çevik ve kompakt bir yapıda kurgulanan HÜRSAT, 200 kilogramın altındaki kütlesiyle mikro uydu sınıfında yenilikçi bir çözüm sunuyor. Proje kapsamında tanıtılan HÜRSAT EO (Elektro-Optik) modeli, gündüz şartlarında metre altı çözünürlükle detaylı yüzey analizi yaparken, HÜRSAT SAR (Sentetik Açıklıklı Radar) modeli ise bulutlu havalarda ve zifiri karanlıkta dahi kesintisiz veri akışı sağlayacağı ifade edildi. Bu ikili mimari, Türkiye’nin sınır güvenliğinden afet yönetimine, tarımsal rekolte tahmininden şehir planlamasına kadar geniş bir yelpazede elini güçlendiriyor.
Uçtan uca yerlilik prensibiyle tasarlanan HÜRSAT sisteminin görev bilgisayarları, güç birimleri, uçuş yazılımları ve yer kontrol istasyonları tamamen Türk mühendislerinin imzasını taşıyor. Tekil bir uydu üretim modeli yerine “takımyıldızı” vizyonuyla, seri üretime uygun olarak kurgulanan platform, üretim ve fırlatma maliyetlerini ciddi oranda düşürürken operasyonel esnekliği maksimize ediyor.

ROKETSAN ile Tarihi İmza
Etkinliğin en çarpıcı gelişmelerinden biri ise fırlatma teknolojilerinde atılan stratejik adım oldu. İlk HÜRSAT uydusunun Ekim 2027’de yörüngeye yerleşmesi planlanırken, kongre esnasında TUSAŞ ve ROKETSAN arasında HÜRSAT-2 için tarihi bir sözleşme imzalandı.
Bu anlaşma ile Türkiye, kendi ürettiği bir yer gözlem uydusunu, tamamen kendi geliştirdiği milli fırlatma sistemleriyle uzaya taşıdığı belirtildi. ROKETSAN açısından da uzay alanında alınan ilk ticari uydu taşıma kontratı anlamına gelen bu adım, fırlatma platformlarındaki dışa bağımlılığı asgari seviyeye indiriyor.
Şu anda TUSAŞ tesislerinde son testleri devam eden HÜRSAT-1’in Güneş Eş Zamanlı Yörünge’ye (SSO) ulaşması, sadece bir teknoloji gösterimi değil, aynı zamanda Türkiye’nin küresel uzay pazarındaki rekabetçi konumunun da tescili oluyor. Uzay yarışında maliyet-etkin ve yüksek performanslı çözümlerin ön plana çıktığı bu yeni dönemde, HÜRSAT ailesi Türkiye’yi bir üst lige taşımaya hazırlanıyor.



