76.Berlin Uluslararası Film Festivali (Berlinale), bugün (17 Şubat 2026) sinema tarihinin en etkileyici ve sarsıcı anlarından birine ev sahipliği yaptı. Etiyopya asıllı efsanevi yönetmen Haile Gerima, festivalin en prestijli takdirlerinden biri olan “Berlinale Kamera” ödülüne layık görüldü. Ancak töreni asıl unutulmaz kılan, Gerima’nın 30 yılını verdiği ve bugün dünya prömiyerini yapan “Black Lions – Roman Wolves” (Siyah Aslanlar – Roma Kurtları) adlı 9 saatlik epik belgeseli oldu.
1. 30 Yıllık Bir Emeğin Zirvesi: “Black Lions – Roman Wolves”
Haile Gerima, sinema dünyasında “L.A. Rebellion” hareketinin öncülerinden biri olarak tanınsa da, son yirmi yılını neredeyse tamamen bu projeye adamıştı.
- Konu: Belgesel, 1935 yılındaki ikinci İtalyan işgaline karşı Etiyopya direnişini (Patriotlar) konu alıyor. Batı anlatılarının aksine, bu kez tarih “kazananların” değil, “direnenlerin” gözünden anlatılıyor.
- Devasa Süre: Tam 531 dakika (yaklaşık 9 saat) süren yapım, arşiv görüntüleri, birinci ağızdan tanıklıklar ve Gerima’nın kendine has şiirsel kurgusuyla bir belgeselden ziyade “görsel bir anıt” niteliği taşıyor.

2. Ödül Töreni: Delphi Filmpalast’ta Duygusal Anlar
Bugün saat 16:00’da Delphi Filmpalast sinemasında düzenlenen törende, Berlinale Direktörü Tricia Tuttle, ödülü Gerima’ya takdim ederken şu sözleri kullandı: “Haile Gerima’nın eserleri, sadece sömürgecilik karşıtı bir duruş değil; aynı zamanda dekolonizasyonun tamamlanmamış işlerine dair dünyaya atılan bir çığlıktır.”
Gerima, ödülü alırken yaptığı konuşmada sinema salonlarının tarihsel belleği korumadaki önemine değindi ve bu 9 saatlik filmi, “arşivleri bize kapatanlara karşı kazanılmış bir zafer” olarak nitelendirdi.

3. Teknik Detay: Bir Kuyumculuk Şaheseri
Berlinale Kamera ödülü, sadece manevi değil, sanatsal olarak da benzersiz.
- Tasarım: 128 ayrı parçadan oluşan ve gerçek bir film kamerasını model alan bu ödül, ünlü kuyumcu sanatçısı Georg Hornemann tarafından Düsseldorf’ta elde işlendi.
- Anlamı: 1986’dan beri verilen bu ödül, festivalin kendisini özel bir bağla bağlı hissettiği ve sinema sanatına olağanüstü katkılarda bulunmuş isimlere veriliyor.
4. Festivalde “Politik” Gerilim: Wim Wenders ve Arundhati Roy
Törenin arka planında ise festivalin bu yılki politik atmosferi tartışılmaya devam ediyor.
- Wim Wenders Tartışması: Jüri başkanı Wim Wenders’in “sinemacıların politikadan uzak durması gerektiğine” dair önceki gün yaptığı açıklamalar, ünlü yazar Arundhati Roy’un festivalden çekilmesine neden olmuştu.
- Gerima’nın Yanıtı: Haile Gerima, bugünkü törende bu tartışmalara dolaylı bir atıfta bulunarak; “Sanatın politik olmadığını söylemek, statükonun en büyük politik aracıdır” diyerek salondan büyük alkış aldı.

5. Sinemanın Geleceği İçin Ne Anlama Geliyor?
9 saatlik bir yapımın Berlinale gibi bir platformda baş tacı edilmesi, izleyici alışkanlıklarının değiştiği (binge-watching / aralıksız izleme) dijital çağda, “yavaş sinemanın” ve “derinlemesine anlatıcılığın” hala ne kadar güçlü olduğunu kanıtlıyor.
Teknoysi Notu: Haile Gerima, dijital efektlerin ve kısa içeriklerin dünyayı kuşattığı bir dönemde, 30 yıllık sabrı ve 9 saatlik anlatısıyla bize ‘sabırlı olmanın’ ve ‘doğruyu anlatmanın’ değerini hatırlattı. Bu film, sadece bir belgesel değil, gelecek nesillere bırakılmış bir dijital miras niteliğindedir.


