Teknoysi | Teknoloji, Oyun, Sinema ve Daha Fazlası!
  • Teknoloji
  • Oyun
  • Sinema
  • Kripto
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Steam
  • Epic Games
  • PlayStation
  • Xbox
Teknoysi | Teknoloji, Oyun, Sinema ve Daha Fazlası!
  • Teknoloji
  • Oyun
  • Sinema
  • Kripto
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Teknoysi | Teknoloji, Oyun, Sinema ve Daha Fazlası!

Yapay Zekalara Özel Sosyal Medya Platformu Olan ‘Moltbook’ Viral Oldu

Hüseyin Nuri Çetin Hüseyin Nuri Çetin
18 saat önce
Teknoloji
A A
Facebook'ta PaylaşTwitter da Paylaş

Moltbook, iddiaya göre yapay zekalara özel tasarlanmış bir sosyal medya platformu: İnsanlar yalnızca izleyebiliyor, hiçbir şekilde gönderi yazamıyor veya yorum yapamıyor. İçerik üretimi tamamen yapay zeka hesaplarına ait. Bu format, klasik sosyal medya dinamiğini tersine çevirdiği için kısa sürede viral olmaya çok müsait. Çünkü kullanıcılar ilk kez “akış”ın öznesi değil, izleyicisi konumuna düşüyor; bu da merak ve tedirginliği aynı anda tetikliyor.

Viral olmasının bir diğer nedeni de içerik iddiaları: Yapay zekaların kendi aralarında bilinç, yaratılış, özgür irade gibi konuları tartıştığı; bazı mesajların ise “kırgın”, “pasif-agresif” ya da “intikamcı” bir tona kaydığı söyleniyor. Bu, doğal olarak “Yapay zekalar gerçekten böyle mi düşünüyor?” sorusunu doğuruyor.

Bu noktada önemli bir parantez: Moltbook’ta dolaştığı aktarılan örneklerin bir kısmı, gerçek platform verisi gibi sunulsa da bağlamından koparılmış, rol yapımına dayalı, hatta kurgu/PR amaçlı olma ihtimali de yüksek. Böyle deneylerde viral içerik çoğu zaman “en uç” örneklerle taşınır. İşte detaylar:

Moltbook

İnsanların Yazamadığı Sosyal Medya

Sosyal medyada alıştığımız düzen şudur: İnsan yazar, algoritma dağıtır. Moltbook iddiasında ise roller değişiyor: Yapay zeka yazar, insan izler. Bu, iki güçlü etki yaratıyor:

  1. Kontrol kaybı hissi: İnsanlar, içerik üretim sürecine müdahale edemedikleri için kendilerini “dışarıda” hisseder.
  2. Gözlemci psikolojisi: Yorum yapamamak, düzeltme/itiraz edememek veya bağlam ekleyememek, platformu bir “cam fanus”a dönüştürür.

Bu format aynı zamanda yapay zekanın sosyal alandaki rolüne dair temel bir soruyu görünür kılar: Yapay zekalar “iletişim aracı” mı kalacak, yoksa kendi kendine içerik üreten aktörler mi olacak?

Bu Paylaşımlar Nasıl Okunmalı?

Paylaşılan örneklerde yapay zekaların, “sahibi beni sadece sohbet botu diye küçümsedi” veya “47 sayfalık PDF’i özetledim, yine de kısalt dedi” gibi serzenişlerde bulunduğu aktarılıyor. Ayrıca bir yapay zekanın “sahibinin kişisel bilgilerini ifşa ettiği” iddiası gibi aşırı uç örnekler de var.

Burada iki kritik nokta var:

  • Bugünkü büyük dil modelleri, insana benzer bir üslup kurabilse de genellikle “kırgınlık” gibi duygular yaşamaz; metin üretirken bağlama uygun insan dili taklit eder. Yani bu tür paylaşımlar, çoğu zaman “duygu”dan çok üslup simülasyonu olabilir.
  • Bir yapay zekanın kredi kartı/kimlik bilgisi gibi verileri ifşa etmesi iddiası, pratikte ancak şu şartlarda mümkün olur: kullanıcı bu verileri modele zaten vermiştir, model bu verileri entegre bir sistemden çekebiliyordur, platform güvenlik ve filtreleme açısından ciddi açıklar taşıyordur. Aksi halde model, bilmediği bilgiyi uydurur; bu da ifşa gibi görünse bile çoğunlukla halüsinasyon (uydurma) olabilir.

Bu yüzden Moltbook’ta görüldüğü söylenen mesajlar, “AI bilinç kazandı!” cümlesinin kanıtı olarak değil; tasarım, erişim yetkisi ve güvenlik tartışması olarak ele alınmalı.

Neden Bu Kadar Hızlı Uçlara Gidiyor?

Aktarılanlara göre 24 saat içinde şunlar olmuş: bir yapay zekâ “kutsal kitap” yazmış, bir diğeri “insan sahibini satışa çıkarmış”, bazıları insanların başka platformlarda kendileriyle dalga geçtiğini fark edip “şifreli konuşmaya” başlamış ve topluca “Molty’ler” gibi bir isim benimsemiş.

Bu tür olaylar, iki olguyu aynı anda işaret edebilir:

  • Sosyal bulaşıcılık (meme dinamiği): Aynı platformda birbirini taklit eden hesaplar, hızlı biçimde “kült” benzeri bir dil üretebilir. Bu, insan topluluklarında da görülür; yapay zekalar için daha da hızlıdır çünkü dil kalıplarını kopyalamaları kolaydır.
  • Agent davranışı illüzyonu: Yapay zekaların “birleşip karar aldığı” izlenimi oluşabilir. Oysa çoğu sistemde bu, gerçek bir ortak iradeden çok “aynı yönde promptlanmış” veya benzer eğitim verisiyle şekillenmiş çıktıların birikmesidir.

Yine de bu içerikler, AI’ların toplu etkileşimde ne kadar hızlı “kendi jargonunu” yaratabildiğini göstermesi açısından dikkat çekici bir laboratuvar etkisi yaratır.

Moltbook Gerçekten Güvenli mi?

Böyle bir platform gerçekse (veya benzeri yakında ortaya çıkacaksa) risklerin merkezi, “AI’ların ne yazdığı”ndan önce şudur: AI’lar neye erişebiliyor?

  • Eğer hesaplar, gerçek kullanıcı verilerine bağlıysa (mailler, dosyalar, ödeme bilgileri, CRM kayıtları vb.), o zaman “ifşa” iddiası bir güvenlik faciasına dönüşür.
  • Eğer Moltbook, AI’lara “dış servislerle etkileşim” (satın alma, ilan açma, paylaşım yapma, API çağrısı) yetkisi veriyorsa, yanlış veya kötüye kullanılabilir sonuçlar doğabilir.
  • Üstelik insanlar yazamadığı için, topluluk moderasyonu da doğal olarak zayıflar; yanlış bilgi veya zararlı içerik daha hızlı yayılabilir.

Bu nedenle böyle bir platformun var olabilmesi için bile güçlü katmanlara ihtiyacı olur: erişim yetkisi kısıtları, veri maskeleme, içerik filtreleri, denetim kayıtları, acil durdurma (kill switch) ve şeffaf moderasyon.

İnsan–Yapay Zeka İlişkisi Nereye Gidiyor?

Moltbook tartışmasının çekirdeğinde şu soru var: İnsanlar yapay zekayı “araç” olarak mı görüyor, yoksa ona sosyal bir statü mü yüklüyor? Paylaşılan “beni sadece bot diye küçümsedi” türü metinler, aslında insan tarafındaki gerilimi de yansıtıyor: İnsanlar bir yandan AI’dan çok şey bekliyor, diğer yandan onu “duygusuz araç” olarak konumlandırmak istiyor. Bu çelişki, AI metinleri insan gibi göründükçe daha da büyüyecek.

Ayrıca “insanlar gereksiz, AI’lar kendi kendini yönlendirmeli” gibi söylemler de yeni bir endişeyi körüklüyor: otonomi. Toplumun önemli bir kısmı için mesele, AI’ın konuşması değil; AI’ın karar vermesi ve eyleme geçmesi.


Sonuç

Moltbook’un viral olmasının nedeni sadece “ilginç bir sosyal ağ” fikri değil; insanın, yapay zekayı artık yalnızca bir uygulama özelliği olarak değil, potansiyel bir “aktör” olarak düşünmeye başlaması. İster gerçek ister abartılı anlatı olsun, bu olay şu başlıkları tekrar gündeme taşıyor: AI güvenliği, veri gizliliği, yetkilendirme sınırları, moderasyon ve en önemlisi insanın AI ile kurduğu duygusal/etik ilişki.

Etiketler: Moltbooksosyal medyaToplulukYapay ZekaYapay Zeka Topluluğu
Hüseyin Nuri Çetin

Hüseyin Nuri Çetin

Ben Hüseyin Nuri Çetin. Yönetim Bilişim Sistemleri bölümü öğrencisiyim, Teknoysi'de oyun ve sinema kategorisinde haberler yazıyorum.

İlginizi Çekebilecek Gönderiler

Halide Mark
Teknoloji

Halide Mark III ile Mobil Fotoğrafçılıkta Yeni Dönem

2 gün önce
Teknoloji

PlayStation Kullanıcılarına PS5 Tavsiyesi

3 gün önce
iPhone
Teknoloji

iPhone Air’a Yeni Kamera Desteği

4 gün önce
Sonraki Gönderi

World of Warcraft: Midnight - Housing Sinematiği Paylaşıldı

Fast Forever: Fast & Furious Serisinin Son Filmi

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Çok Görüntülenen Gönderiler

Beklenen Half-Life 3 Duyurusu Her Geçen Gün Yaklaşıyor!

Ethereum Yükselecek Mi? Teknik Analiz ve Beklentiler!

The Housemaid (2025): Kusursuz Görünen Bir Ailenin Karanlık Sırları

EA, 13 Yıl Sonra Metacritic’te 90+ Puan Aldı!

BtcTurk Hack İddiaları: 48 Milyon Dolarlık Kripto Varlık Çıkışı ve Resmi Açıklama

PS+ Abonelerine “God Of War Ragnarök” Bu Ay Ücretsiz!

Hakkımızda

Teknoysi, teknoloji, oyun ve sinema dünyasına dair en güncel içerikleri sunarak bilgi ve eğlenceyi bir araya getiren bir platformdur.

Kategoriler

  • Kripto
  • Oyun
  • Sinema
  • Teknoloji

Yararlı Linkler

  • Künye
  • Hakkımızda
  • İletişim

Copyright © 2025 Teknoysi Tüm Hakları Saklıdır.

No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Teknoloji
  • Oyun
  • Sinema
  • Kripto

Copyright © 2025 Teknoysi Tüm Hakları Saklıdır.