17 Şubat 2026 haftası, sinemaseverler için tam bir “duygu karmaşası” vaat ediyor. Toplamda 8 yeni filmin vizyona girdiği bu dönemde, özellikle yerli sinemadaki tür denemeleri ve biyografik yapımlar ön plana çıkıyor.
1. “Ben Bir Yabancıydım”: Kaçışın ve İnsanlığın Dramı
Haftanın en çok konuşulan yapımlarından biri olan “Ben Bir Yabancıydım”, savaşın ve göçün bireysel bir yıkımdan nasıl evrensel bir hikayeye dönüştüğünü anlatıyor.
- Konu: Suriyeli bir doktorun, her şeyini geride bırakarak çıktığı umuda yolculukta karşılaştığı ahlaki ikilemleri ve “yabancı” olmanın getirdiği yalnızlığı konu alıyor.
- Neden İzlemeli? Film, sadece bir göç hikayesi değil, aynı zamanda modern dünyanın empati kurma yeteneğine dair sert bir eleştiri sunuyor. Görüntü yönetimi ve sessiz sahneleriyle şimdiden ödül sezonunun favorileri arasında gösteriliyor.

3. “Uğultulu Tepeler”: Tutkunun ve İntikamın Gölgesinde
Edebiyat uyarlamalarını sevenler için haftanın sürprizlerinden biri de “Uğultulu Tepeler”. Wuthering Heights romanından uyarlanan film, gotik atmosferi ve karanlık romantizmiyle dikkat çekiyor.
- Konu: Heathcliff ve Catherine’in saplantılı aşkı üzerinden sınıf ayrımı, kıskançlık ve intikam temalarını işleyen yapım, izleyiciyi sert rüzgarların estiği İngiliz kırsalına götürüyor.
- Neden İzlemeli? Güçlü sanat yönetimi ve kasvetli görsel diliyle, klasik bir eseri modern sinema anlatımıyla buluşturuyor.

2. “Cam Sehpa”: Yerli Gerilim ve Komedinin Sıradışı Dansı
Korku ve gerilim sinemasının Türkiye’deki öncü ismi Can Evrenol, bu kez bizi şaşırtarak gerilimi absürt komediyle harmanlıyor.
- Kadro: Alper Kul ve Algı Eke’nin başrolleri paylaştığı film, bir akşam yemeğinde başlayan basit bir tartışmanın, bir “cam sehpa” etrafında nasıl kanlı ve komik bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü anlatıyor.
- Teknoysi Notu: Evrenol’un alışılagelmiş “gore” öğelerini bu kez mizahla süslemesi, yerli sinemada nadir görülen bir janr denemesi olarak kayıtlara geçiyor.

3. “Chopin, Chopin!”: Notların Arasındaki Hayat
Biyografik film tutkunları için haftanın yıldızı “Chopin, Chopin!“. Ünlü Polonyalı besteci Frédéric Chopin’in hayatını konu alan bu yapım, klasik müzik dünyasının arka kulislerine ışık tutuyor.
- Detay: Film, sadece Chopin’in başarılarını değil, onun kırılgan ruh halini, George Sand ile olan fırtınalı ilişkisini ve veremle mücadelesini oldukça estetik bir dille işliyor. Filmin müzik miksajı, Dolby Atmos teknolojisiyle sinema salonlarını birer konser salonuna çeviriyor.

4. Bağımsızların Sesi: Berlinale Etkisi
Berlin Film Festivali (Berlinale) devam ederken, festivalin ruhunu yansıtan bazı bağımsız yapımlar da kısıtlı sayıda salonda vizyon şansı buldu. Özellikle Haile Gerima‘nın onur ödülü almasının ardından, yönetmenin estetiğinden izler taşıyan “Siyah Sinema” örnekleri, sanat sineması tutkunları için Başka Sinema salonlarında izlenebilir.

5. Diğer Öne Çıkanlar:
- Gölge Savaşçıları: Animasyon severler ve çocuklar için Uzak Doğu mitolojisinden beslenen, görsel efektleriyle göz dolduran bir macera.
- Son Frekans: Bilim kurgu ve gerilim meraklıları için radyo dalgaları üzerinden gelen gizemli bir sinyalin peşine düşen bir grup gencin hikayesi.
Haftalık Gişe Tahmini ve İzleyici Rehberi
Teknoysi sinema yazarlarına göre, bu haftanın gişe lideri yüksek prodüksiyon kalitesi ve duygusal yoğunluğu nedeniyle “Ben Bir Yabancıydım” olacak gibi görünüyor. Ancak, Can Evrenol’un sadık kitlesi “Cam Sehpa”yı kült bir yapım haline getirebilir.
Editörün Tavsiyesi: Eğer hafta sonu kendinizi biraz sarsmak ve derin düşüncelere dalmak istiyorsanız “Ben Bir Yabancıydım”ı; ancak biraz gerilip bolca gülmek istiyorsanız “Cam Sehpa”yı tercih edebilirsiniz. Chopin ise müzik tutkunları için kaçırılmaması gereken bir görsel ve işitsel şölen.


