Yayın platformları arasındaki savaşları artık sadece abone sayısıyla değil, kimin elinde daha büyük bir marka olduğuyla ölçülüyor. Apple TV, bugüne kadar Severance, Silo ve Foundation gibi yapımlarla nicelikten çok niteliğe önem verdiğini kanıtlamıştı. Ancak ellerinde, kitleleri peşinden sürükleyecek, tişörtleri basılacak, popüler kültürü domine edecek o ejderhalı veya büyülü devasa marka eksikti. Ta ki bugüne kadar.
Apple, günümüz fantastik edebiyatının yaşayan efsanesi Brandon Sanderson ile el sıkıştı. Anlaşma kapsamında yazarın en popüler iki serisi olan Mistborn (Sissoylu) ve The Stormlight Archive (Fırtınaışığı Arşivi) uyarlanacak. Ancak Apple burada hibrit bir model izliyor. İşte detaylar:

Witcher Faciası Yaşanmayacak
Fantastik uyarlamalarda hayranların en büyük korkusu, yapımcıların kaynak materyale sadık kalmamasıdır. Ancak bu projede hayranları rahatlatan en büyük detay, bizzat Brandon Sanderson’ın rolü.
Sanderson, sadece telif haklarını satıp kenara çekilmiyor. Ünlü yazar, tüm projelerde yazarlık, yapımcılık ve baş danışmanlık görevlerini üstlenecek. Yani senaryo yazılırken, kast seçimi yapılırken veya büyü sistemleri görselleştirilirken son söz, evrenin yaratıcısında olacak. Sanderson’ın titizliği ve kendi evrenine olan sadakati bilindiği için, bu proje şimdiden kaynak materyale en sadık uyarlama olmaya aday.

Mistborn
Film üçlemesi olarak sinemalarda ve ardından da Apple TV‘ta yayınlanacak şekilde tasarlanan Mistborn, sinema dili için biçilmiş kaftan. Hikaye, bin yıldır yağmur yerine kül yağan, bitkilerin kahverengi olduğu ve ölümsüz olduğuna inanılan “Lord Hükümdar” tarafından yönetilen distopik bir dünyada geçiyor.
Serinin özü, bir grup yetenekli hırsızın ve büyücünün, bu tanrı-krala karşı imkansız bir devrimi başlatmasını konu alıyor. Ancak buradaki büyü sistemi, asa sallayıp Latince kelimeler söylemekten çok farklı. Karakterler, belirli metalleri yutarak ve midelerinde yakarak fiziksel güçler elde ediyorlar. Bu görsel şölenin, Apple‘ın yüksek prodüksiyon kalitesiyle beyaz perdeye nasıl yansıyacağını hayal etmek bile heyecan verici.

The Stormlight Archive
Yüksek bütçeli ve çok sezonlu bir televizyon dizisi olacak şekilde planlanan The Stormlight Archive, Game of Thrones‘u bile küçük gösterebilecek bir ölçeğe sahip. Roshar adı verilen, sürekli devasa ve ölümcül fırtınalarla dövülen kayalık bir gezegende geçen hikaye; unutulmuş kadim güçlerin, parlayan şövalyelerin ve devasa kılıçların geri dönüşünü anlatıyor.
Binlerce sayfalık kitaplardan oluşan bu seri; depresyonla mücadele eden bir köle, geçmişiyle yüzleşen bir savaş lordu ve bilginin peşinde koşan bir alim etrafında dönüyor. CGI maliyetlerinin tavan yapacağı, devasa savaşların ve egzotik yaratıkların olduğu bu evren ancak Rings of Power bütçeleriyle altından kalkılabilecek bir yük. Tabii ki Apple‘ın bu yükü kaldırmaya parası yetiyor.

Kurallı Büyü Sistemi
Tolkien veya George R.R. Martin eserlerinde büyü genellikle gizemli, nadir ve kuralsızdır. Sanderson ise “Kurallı Büyü” sisteminin babasıdır. Cosmere evreninde büyünün kuralları, fizikleri ve sınırları bellidir. İzleyici, bir karakterin neyi yapıp neyi yapamayacağını bilir. Bu da senaristlerin “bir büyü oldu ve kurtuldular” tembelliğine kaçmasını engeller, aksiyon sahnelerine stratejik bir derinlik katar.


Sonuç
Apple’ın Brandon Sanderson ile yaptığı bu devasa anlaşma, Mistborn filmleri ve Stormlight Archive dizisiyle sadece bir uyarlama değil, MCU benzeri, birbirine bağlı ve tutarlı bir “Cosmere” evreni inşa etme hedefini taşıyor. Yazarın doğrudan yapımcı ve senarist koltuğunda oturması, kaynak materyale sadakati garanti altına alırken; Apple‘ın finansal gücü, bu eşsiz büyü sistemlerinin ve destansı dünyaların görsel bir şölene dönüşeceğinin müjdesini veriyor.




